15. “Vesayet” ile “vaziyet” arasında geviş getirenler şehri geri getiremez.

Özgürlükler ve Açık Toplum müteradifesinin/muadiliyesinin izaha güç yetiremeyeceği çok tezatı vardır.

Vardır da biz onlara bi’l-ahire temas ederiz. Şimdi şunu söylemek muktezaı altında görüyorum “gür özümü”.
Bu iki mefhumun vehmiyeler derekesine düşmesine sebep olanlar; derece kaybetmelerini göremedikleri bir yana, bu iki mefhumun mücahitlerinden mücahedelerinin bir siyasi partiye kaptanlık eden üç beş tane insana devretmelerini beklediklerinin bile farkında değiller. “Özgürlük ve falanca parti”, “Açık toplum ve filanca parti” gibisinden başlıklar altında yazdıklarını gazetelerde yayımlattıklarına şahit oluyoruz. Allah nasıl bilinmelerini istiyorsa öyle yaptırıyor işte. Bunu da ne şekilde bilinmek isteyen varsa, onu, ona kendi elleriyle yaptırdıklarından görüyoruz. Böylesi adamların güya önerdikleri toplum açık da değildir ve fertleri ise özgürü bile bilmezler. Toplum yerine toplam demek iktiza eder. Çünkü bir kümülasyon mevzuudurlar sadece.

“Arkadaş olagelebilir miyiz” formuna dönüşen “Arkadaşlık öldü mü” soruları başlığı altında yazılanların yayımlandığını da görüyoruz. Arkaları aynı, aynı yere arka çıkanlar birbirlerine arkadaş olduklarını dağın dağa kavuşması gibi kavuşmalar tevafuk eder de anlayabilirler. Yoksa minnetdarlar nimetdarlar, hemdemler dendenler, küstümler öptümler habitat paydaşlığı içindedirler fakat arkadaş olabilemezler. Çünkü bunların her ne sadır oluyorsa maddiyeleri ve maneviyelerinden işte o şeyler bir alış-veriş mevzuudurlar sadece. Alışılagelen nasıl sadece alışa verilenden gelecekse, gelmediği anda anlaşılır ki minnetdarlık, hemfikirlik, hemzeminlik, türbedarlık bir alışkanlık kümülasyonuna mevzudur sadece…

Parti vesayeti, alışkanlık vesayeti altındayken bir mevazdan bahsedemezsiniz. Ancak o partinin veyahut o alış-verişin mevzuusunuzdur. Bahis konursunuz, bahis koyarsınız o kadar.

Sunduğu özgürlük(!) senedi olarak arkalanmayı bekleyenlerin paçasından salyasından saçılan şeye de şehir değil ancak zehir demek yakışır. “10 yıl önce böyle küfredebilir miydiniz bir Başbakan’a” diye alınganlık ile alışkınlık arası güceniklik sergiler bu zevat. Vefa beklediğini hissettirirler ve vefayı da “demokrasiyi arkalayanlar” oldukları görüntüsü içindekiler birbirlerine küfür ettikte yaşatamayız terbiyesi satarlar. Bunlar birbirlerine bile açık olmadıklarını anlasınlar diye değil, fakat henüz “bu hezliyatın mimarları” ortaya çıkarılamamışken  gençlerimizi avlayamasınlar diye söylemek lazımdır ki, bu hezliyatı bir şecaat bilenlerin kim oldukları açıktadır aslında. Fakat toplum açık değildir. Karanlığa kapatılmıştır. VefaKâr istihzası ile Özgürlük tehdidi savuruşuna küfrü bahane eden bir adam “küfretmeyi özgürlükten” saydığını ve “demokrasiyi küfre ruhsat verdiği nisbetle” ehven kabul ettiğini itiraf etmiş olur aslında. Küfür demokrasinin karinesidir o vasi ve vesaya dairesinde vesselam yani.

“Türkiye’de gerçekten özgürlük yokmuş!” dalgasıyla “küfürbazların küfretme özgürlüğü kullanmacalarının” listesini çıkaran gazete-yazıcıları hiç söze katmıyoruz, katmayalım.

Bu adamların şehre gram faydası dokunmaz. Her gramları zarar olarak yeter, ziyan çıkarmalarına ne gerek. Parti başkanı, hükümet başkanı, yazarı, uyarı hepsi birden şehri bir tüzel kişiye indirgemedikten sonra ve hatta bu indirgemeye varan yolda yürümedikten sonra hal-i hazıralarından memnun olamazlar. Yani bu güruh bütün şikayetleri sebep-sebep irca ettiklerinde her neyi kayıp sayıyorlarsa o kaybın “şehir tam hükmi” hüviyete kalbolunduğunda geri kazanılacağını ve bir daha kaybedilmeyeceğini teşhis ederler. Moda tabirle… şehir işbu tıynet sahipleri için “kazan kazan” mekanından başka şey değildir. Netice… şehir alt kısmı vesayet ve üst kısmı bu vaziyet-i vesayet dişleriyle donatılmış bir ağzın gevşeni olmuştur. Geviş getirdikçe çıkan özgürlük, arkadaşlık, demokrasi, açıklık sesleri bizi aldatmasın, bu sesle ancak küfrü ve kafiri getiririz ve şehri kaçırırız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s