40. İşlerinin görülmesini bekleyen şehir enflasyonu var Türkiye’de.

Bari size içimi dökeyim arkadaş. Tabi moralinizi herşeye rağmen yüksek tutmayı başardığınız bir saatteyseniz! “Buyur arkadaş, uygun durumdayım” dediğinizi farzedeyim. İşsizlik oranları haberine yorum yapan profesör! ne diyor bakınız: Nüfusun artması şehre göçleri artırıyor ve dolayısıyla işsizlik de artıyor. Tabi buna kalkınma hızının yavaşlığı da etki ediyor.  http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=274651

Allah aşkına nasıl bir doğal-doğru-orantı var acaba nüfus artışı ile şehre göç olayları arasında? Bu adamlar profesör olabiliyorsa! Allah belamızı vermiş daha ne olacak diyesi gelmiyor mu insanın? Yani bir tek şehirde mi iş yapılabilirmiş?

Gülümsediniz belki. “Adamın kafası o kadar çalışıyor demek ki” mi dediniz! Ya haberi yayınlatan baş editörün kafası nasıl çalışıyor!

Eğer sadece şehirde yapılası işlerin okutulduğu okullardan ibaret ise eğitim-öğretim, oradan mezun olan genç elbet şehirde arayacak istikbalini. Kalkınmadan anlaşılan eğer sadece şehir icaplarına indirgendiyse bu artan nüfus ne yapsın?

Üstelik küçük şehrin ve kasabanın “yetişmiş insan klasifikasyonu” bile büyük şehre has bariyerlere endeksliyse üniversite okumayan gençler kendi küçük şehirlerinde de iş bulamaz duruma düşmeyecek mi?

“Bu, bir zamanlar seçkinci bürokratların başörtülüler okuyup bir makama gelemesin sadece hizmetçilik yapsın mantığına benziyor” demeyiniz lütfen. Yok, yok. öyle bir benzerlik yok.

Marangozları yok memleketin. Marangoz olmak “bir makamdan mahrum olmak” anlamına gelmez ama aksi kanıksanmış. Küçük şehirde marangozları yaşayamaz duruma düşüren bir kalkınmacılık işletilirken ve bir de marangoz olmak için bile üniversite mezuniyeti şartı dayatılırken; gençlere istikbal aramak için bir tek ne kalıyor?: Elbet büyük şehirlere has işlerin okutulduğu ve zaten sadece o içerikli ders veren bölümlerin açıldığı üniversitelerde şansını deneyecektir genç insan. Bu kadar vasıflı!!! genci istihdam edecek kalkınma!!! hamleleri de olmayınca işsizlik artacak tabii ki…

Kalkınmaya hamle yapılamazlık durumuna  bahane edilmek için yedekte duruyor “küresel krizler” hem. Ezcümle nüfus artışı ile göç artışı arasındaki güya gerçek ilişki, ancak, arzettiğim gibisinden kocaman bir yanlışın sonucudur. Şehirlerde işsizler çoğalırken kasabalarda “yapılması bekleyen işler” artıyor.

Orman mühendisi ve malzeme mühendisi (mesela ağaç mühendisi) sayısı günden güne artıyor. Fakat Türkiye’de hâlâ bir “ağaç işleri markası yok”. Kalkınma hamlelerinde yeri yok galiba bu konuların. Ağaç çiftlikleri yapan işletme mühendisleri de yok ama işletme mühendisleri sayısı günden güne artıyor. [Ne demekse işletme mühendisliği ya, bir bahs-i diğer] Bırakalım ağaç çiftliklerini, hüdanabit ormanda yaşlı ağaçları kesecek adam bulamıyor Karadeniz Bölgesi’nin şehirleri. Çoğunluk o ağaçlar güvelere yem oluyor. Günlük 100 – 150 TL yevmiyeyle Güney Şehirleri’nden insan çalıştırıyor Orman İdaresi. Karadenizli çocuklar da büyükşehirde istikbal kumarı oynamaya devam ediyor. Oysa ağaç Karadeniz Bölgesi’nde üretilmeli ve mesela Güney şehirlerimizin insanları da  şehrinin ihtiyaçlarına ve hatta ülkenin, dünyanın ihtiyaçlarına karşılık gelen miktarda ağaç eşya imal etmeye bakmalı.

Balıkçılık yapan yok. Hayvancılık yapan yok. Çukurova’nın, Harran’ın arazisinin %70’i öylece yatıyor göğe bakar duruyor toprak. Demircilik yok demircilik.

İşler sahipsiz duruyor. Ama artan nüfus iş yapmak için şehre göçüyor… hem de ne için şehre göçüyor?: İşsiz kalmak için! Bile bile lades diye buna denmez ise eğer, tabi benim bu yakınmama denir değil mi?

Menderes zamanında şişirilmiş, kof “sanayileşme” tezgahına kurban edildiydi ülkemin küçük şehirlerinin insanı. Ya acından ölürsün ya da şehirdeki fabrikalara göçersin dayatmasına maruz kalmıştı. Oysa ekim-dikim yapılabilir arazilere göçmeli değil miydi tarım nüfusu. Bomboş yatan Çukurova’ya Harran’a mesela. Ama olur mu!.. seni, tarımı bırakıp şehre göçtürecek irade o ovalara bırakır mıydı!?

Mustafa Kemal tarımcılığa hapsediyordu, Menderes sanayiciliğe… Erdoğan da acımasız ama nazikçe yürütülen “kimliksizleşme” tezgahına kurban ediyor halkı. Doluşturulduğunuz şehirde kimliğinizden soyunmazsanız birbirinizi yemek zorundasınız ya da biri sizi yemesin istiyorsanız Amerikanlaşacaksınız.

Şair isabetli teşhis etmiş: Türk olamadıysan oldun Amerikalı.

Göç denen keçiye yüklüyorlar “istihdam sorunlarını”. Oysa göçün müsebbibi “boş özendirmeyi” yapan hükümetin “insanları işsizliğe” çağırdığına aydıran, uyandıran, ihtar eden çıkmıyor! Koca koca profesörlükler “göçü” sebep gösteren adamlara bahşediliyor.

Gençlere, “teşebbüs imkanımıza” sadece şehirde geçerli uygulamaların teorisini okutuyorlar boş özendirme yoluyla üniversitelerde. Kendi doğduğu kasabada o uygulamaya uygun bir zemin bulamadığını görünce o genç ya büyük şehre göçüyor yahut orada tamamladığı mezuniyetten sonra kasabasına dönmüyor. Okuduğu uygulamaya yamanacağı yer bulana kadar avare dolaşıyor. Hoş, okurken de avare dolaşmıyor değildi.

Üniversiteye gitmeyen gençler bile bu özendirmelere göre belirlenmiş “klasifikasyon bariyerleri”ni kendi kasabasında önüne dikili buluyor. Ayrıca henüz bu tür bariyerlerin arkasına çekilmemiş ama vasıfsızlık yaftası anlamına düşürülmüş meşguliyetlere de katılmıyorlar.

Niye katılsınlar ki! Ülkenin iktisadına vaziyet ettirilen Babacan’ın boş boş arz-ı endam etmesi gözünden kaçmıyor kimsenin. Ne diyordu geçenlerde (18 Eylül 2013, Türkiye İhracatçılar Meclisi salonlarında) DEVLET HARCAMA YAPSIN İSTEYENLER VAR. PAZARLARIN RAHATLAMASI İÇİN LAZIM İMİŞ. İYİ, TAMAM… FAKAT NEYİ HARCAYACAĞIZ, NEREDE O HARCANSIN İSTEDİĞİNİZ İLAVE KAYNAK? BUNUN İÇİN YA FAZLA VERGİ ALMALIDIR DEVLET YAHUT PARA BASIP BÜTÇE AÇIĞI VERMELİDİR. Gerçekte ancak muhasebeci kafası taşıyan mesela İktisat Dehası diye takdim edilen Babacan’ın getirildiği makamlara niye kendisi gelemesin ki yoluyla zihni iğfal edilen gençten iş yapmasını beklemek boşunadır elbet. Zira ne girişkeninde hayır var ne giriştireninde!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s