44. İşlinin asalaklığı şehre fesat ve demokrasiye hasat matrahıdır.

Kişioğlu hem işli hem asalak olmaz değil mi? Ne yazık ki işte gördüklerinizin en çokluk teşkil edenleri ve bir de bu çokluğun öndeliğine layık kabul edilenleri bugün asalaklardır. “E okudum ve öğretmen oldum… diploma da verdiniz madem, okulumu da öğrencimi de okutacağım dersi de maişetimi de yaratacaksınız” diyerek “çalışma hakkı yaygarası” koparanlar iş gücümüzden mi yoksa asalaklarımızdan mı sayılmalıdır? Hangisidir sizce? Okul binası yerine işyerini, öğrenci yerine maiyet ve müşteriyi, ders yerine projeleri koyarak meselaları çoğaltabilirsiniz: çeşit çeşit mühendis için çeşit çeşit mimar için çeşit çeşit makinist için çeşit çeşit idareci için çeşit çeşit maliyeci için çeşit çeşit dükkancı için çeşit çeşit tabip için çeşit çeşit avukat-hakim-savcı-polis-asker için çoğaltabilirsiniz.

Malzeme üzerinde, çatıp kurup uydurma yolları üzerinde, üretme rükün ve süreçleri üzerinde, arz-ihtiyaç yoklamaları üzerinde… yani “iş” dediğimizin içten dıştan birtanecik icabı üzerinde “çalışması bulunmayan” ve bütün bildiği de “kopyalama yapıştırma taklidi hafzetmek” olan kişi, asalağın önde gidenidir. Ama ülkemizde bu kişiler “cep telefonu yaptıklarını”, tank yaptıklarını, uydu yaptıklarını, uçak yaptıklarını, gemi yaptıklarını, iktisada vaziyet ettiklerini, genç yetiştirdiklerini kabul etmemizi dayatıyorlar.

Gelgelelim neredeyse 7 sene bir şehrin göbeğine kurdukları şantiyelerinin sebep olduğu “yolcuya düşmanlığın” önüne geçemezler. Üsküdar’ın göbeğine sırf vapurla-motorla gelen ve oradan vapurla gidecek yolcu sayısı kaba bir hesapla bir saatte 30 bin kişiye yakındır. Buna otobüs, minibüs, taksi ile yolcu inen binen kişiyi ekleyiniz. Üstüne hususi otomobille ve yaya yolculuk edeni koyun. Sonuç şudur çıkar ortaya: bu memlekette tertip ve temsil bilen birtek insan yoktur. Çünkü bu kadar insan üstüstedir. Çünkü işli insanı yoktur sadece asalaklarla doludur ağzına kadar…

İş nedir, işli-işçi kimdir, işçilik ve işlik nasıldır bilen kişi Üsküdar kepazeliğinin nerelerden doğduğunu ve nerelere vardığını bilir. Ancak bunlar bilebilir zaten. Ve itiraz eder. İsyan eder manzaraya. Ve gözüyle terazisiyle görüp keşfettiğiyle gözünden uzakta cereyan edenlerden haberi gelenlerini de tahmin eder. Ve kahreder.

Fakat ne itiraz ne isyan işitiyoruz. İnşallah işte bu sessizlik kahır suskunluğundandır.

Niye ve nasıl böyle bir manzara içindeyizdir? Acaba hiç düşünüyor musunuz? Hollandalı efendileri, sahipleri ve rahipleri ile onların garibi ve bendesi olan Afrikalılar’ın arzettiği manzaranın aynısı içindeyiz. Ya da şöylesine benziyor durumumuz: İşgalci ordunun komutanları lojistik inşa veya çeşit çeşit montajı emretmiş ve yürütüyorlar ama müstemleke ahalinin ne duruma düşürüldüğünü hiç umursamadan.

İzanlara ve haysiyetlere sığmaz bu halin memnunları ve isteyenleri sadece efendiler ve sahipler ve rahipler değil. Garipler, bendeler ve esirler güruhundan ibaret kalabalıkların, içinde bulundukları bu şartlardan memnun ve o şartları isteyenler durmalarıdır aslında izanlara ve haysiyetlere sığmayacak olan.

Hüdanabit havadan, sudan, ateşten ve topraktan çıkan mahsullerin yanı sıra bütün rütbelerden efendi ve sahiplerin hem cihaz hem meşguliyet “icatların” sayesinde bir “habitat” derekesine düşürülmüş şehirler var dünyada. Fesat yuvalarıdır esasen bunlar. Herhangi özerk emellenmeden nasipsiz, görünüşte işli ama şu gerçek asalaklar, kendilerini, bir değerli şey zannediyorlarsa bu zanları da efendileri tarafından lütfedilen sadece rey belli etme mansıplarından dolayıdır. O mansıbın adı da demokrasi. Hasadı da asalak.

Şu şantiyenin hurda toplayıcısı ile proje mühendisi arasında bir fark var mı sizce? Ya peki o şantiyenin kurulduğu arazinin mülki amiri ile o şantiye içinde nereden yürüyeceğini bilemeyen yolcu arasında bir fark var mı? Ya peki böyle bir şehirden çıkan reyle seçilen hükümet üyelerinin onları seçtiren rey sahipleri arasında bir fark var mı? Demek ki şu soruya vardık: Madem durum budur, o halde kimleri zengin edici şeylerin inşa edilmesi için kurulmuştur bu şantiyeler şehrime? Ve kimleri muhtar kılan sistemdir demokrasi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s