49. Ne sözümün düğümü ne de şehrimin düğümü güdüğe ve düdüğe göre.

Şu yazıları yazmakla yaptığım iş, peygamber mesleğinin çıraklığı bile değil… olsa olsa o çıraklığa azimkarın kıpıranması belki. Fakat bir yolda ne çok yahut az veya keskin ya da sakin söylediğinizin yazdığınızın değil, bir şey söylemiş ve yazmış olmanızın kıymeti vardır. Ve bu yüzden de peygamberle meslektaşlık hemen akla geliverecektir. Bu kıymetten nasıl da haberdar oluyorum evvela, biliyor musunuz? Bu kıymetten beni haberdar eden ilk kim biliyor musunuz? İlk mukabeleyi, muarezeyi, istihzayı sarfedenin belli ettiği kıymetten o belli edişi sayesinde haberdarım elbette.

Önerilerime “ben duruyorken sana ne oluyor be” diye itiraz-reddiye ve kayıtsızlık reva görülmektedir. Valiler, belde başkanları, bakanlar ve başbakanlar ifrit olurlar bana. Bakmayanların umurunda değilim. Sonra okul hocaları, meslektaş reisleri gelir sıradan. İkazlarıma ise “biz rahatsız olmuyoruz da sana ne oluyor be” diye takbih ve tazyik reva görülmektedir. Sen de bizim gibisin, ne yetkin var ne gücün üstelik. Her hal ve karda kimlerin umurunda yerim bulunmadığını belli edenler; “işleri tıkırında olanlar” yani.

Oysa işleri tıkırdatanlar da işleri tıkırında olanlar da ve onlara göre benim gibi işleri ve kafası bozuk olanlar da Allah’ın elindeyiz. Gökleri yani zamanı, yeri yani mekanı, onların içindekileri ve aralarındakileri yapan ve tutan Allah’ı değil de “susmamı bekleyen ve kulaklarını tıkayanları” mı itaate layık bulacağım?..

Şehri insan, insanı da şehir mevkiinde ve mülemmihede bellemiş bir kişi olarak ben, ha şehrin ha insanın azapla sarmalandığı işbu halden ve giderek eziyetin artacağı muhtemel gelecek günlerden korkuyorum. Nasıl ki hepimiz Allah’ın elindeyiz, aynı şekilde önerilerim ve ikazlarımdan kendimi ne muaf ne de istisna tutuyorum. Bi’l-akis firavunluk olur öyle yaparsam yaptığım.

Bugünkü günde şehir firavuncukların sözünün geçtiği mahallere dönüşmüştür. Firavuna firavunluk yapmaktasın diye ünlemek ondan nefret ettiğinizi izhar etmek demek oluyor. Ve görünen o ki yakın günler, bizim, müdirlerin idarelerinden nefret ettiğimizi “mahkemelerin yorumlamalarıyla” teşhis ve tesbit edildiğimiz günler olacak. Müdirleri sevmek zorunluğunun kanun kuvvetiyle vaz edileceği günler de nefret suçunun vaz edilmesini yaklaştıran günler üzerinden üstümüze üstümüze yakınlaşmaktadır.

Firavun firavunum; firavunumsun Firavun firavunluktan yasaklansın.

Çözük adamlardan bize ne, söze ne, şehre ne! Sözün ve şehrin düğümü, ne düdüğe ne güdüğe göre.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s