57. Analar ağlamasın diye mi imtihandan kaçılmaktadır, değilse niçin?

Kaça kaça aha geldik günün, geldik yolun, geldik dağın kıçına!

Ananı ağlatmak istiyorsan kaçma! Eşkıyanın tehditlerinden biri olan bu laf bile prim yaptı bu memlekette.

Korkaklarla aynı gemide değilim, ne onların durduğu yerdeyim ne de onların gittiği yere gidiyorum.

Ama… azınlık çoğunluğa uymaktadır artık, uyacaktır da efendim diyenler ve gemileriyle vardıkları mevzilere sevinen şu kişiler; azından çoğuna azgınlığın çoğaldığını ifşa ediyorlar. Ve hatta farkında değiller ya çoğu, ibra ediyorlar. Onlara mı katılacağım? Azgınlık ve azıtmaları yolunda çoğalanlara mı kaçacağım?

Azgınlık azınlık elinde işlemekteyken şöhretleri ve işretleri ayyuka çıkmış inmeyen, devirlerinde astıkları astık kestikleri kestik zümrenin ahmaklığına mı kaçacağımı sanıyorlar?

Azmaktan, kaçmaktan, yamanmaktan başka yol bilmeyenler beni anlayabilemez.

1995 senesinden beri “sırf kendine oynuyor bu adam” dediğim kişi aha on yıl olacak Başbakan bu memlekette.

2007 senesinden beri “kamu veritabanları ve ansiklopediler, sözlükler dijital mecraya has bir şekilde gerçekten kamusal bilgi kıyafetine büründürülmelidir” deyişime “evet” diyen iki adamdan bugün biri milli eğitim’in biri de ulaştırmanın ve haberleşmenin Bakanı oldukları halde “evetlerine ters işler işliyor” bu memlekette…

İnsan yürümediği için orman yürüyen arazileri şehir statüsüne… hem de “büyükşehir mahallesi” statüsüne sokan adam Çevre ve Şehircilik Bakanı bu memlekette.

Örneklerin haddi hududu gelmeyecek. Ama yazı yazıyoruz ya… örnek göstermek boynumuzun borcu maalesef, ne kadar zül gelse de o borcu ödemek için birkaç örnek veriyorum. Yoksa adam olana hale bakmak hali görmek yetişir. Fakat n’apalım; oy verecek insana toya erdirecek sözü söylemekten başka hiçbir imkan yok elde.

Yazmaktan, okumaktan, söylemekten başka yol bilmeyenler beni anlayabilmekte midirler peki!

Birkaçı, evet. Birkaçı biraz. Ama onlardan da imtihanımıza ne tuz gelir ne gaz. Çünkü hiçbiri “iş işlemek”ten anlamaz. E fakir yaptıklarını sayıp dökmekten madem anlamaz, ölene kadar kimseye yaranamaz.

İş yapanlardan anlayabilen var mı? Ya da şöyle sorabilirim bile kendime “iş yapanları anlayabiliyor muyum”? Şu kadarını diyivereyim, kalanını… yani benden bu kadarını olsun anlayın bir zahmet: Bu ülkede çişe gitmek için müsaade istemek “biraz işim var şimdicek gelirim” şeklindedir. Şu temsili de atlamayalım bari; “yazıhaneye uğramam lazım” diyen kişinin gerçekte nereye gittiğini herkes anlar değil mi!

Herkesin istidadı, kaderi, tercihi, merakı, ilahiri muhtelif sebeplerle yürüye yürüye önüne vardığı, gele gele karşısında durduğu ama verdiği ama kaçtığı bir imtihanı var. Ülkenin haline bakınca imtihan verenlerle imtihandan kaçanların tadadını yapmak işten bile değil.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s