74. Şehrin hangisini üstün tutuyor, bilgiyi mi cevheri mi?

Radyum cevherli cisimler etrafına şavkımaktadır, bilirsiniz. Bu cismin bir karanlık odada tek taş olarak dururken etrafı aydınlatışı sınırlı ve sabittir. Fakat ondan daha çok adette varsa o odada, tek başlarınayken yaydıkları ışık artacaktır. Tek başınayken 10 cm yarıçaplık bir haleyle parıldıyorlar ise çokluk olmaları, şavkımalarına, adetlerinin artışıyla artan bir çarpan etsiki hasıl edecek ve herbirinin halesi bir o kadar genişleyecektir.

Bilgiyi radyum cevherine benzetebiliriz. Onu haizdir her canlı her cansız varlık ve her sosyal her hükmi kişilik. Ve gören göze göz aydınlığı olan bir bilgileşme halesi hasıl eder etrafına. Bunlar ne kadar çok sayıda bağlantılı kılınmışlarsa, etrafa yaydıkları malumat; bağlantı arttıkça artan bir tezahüre artışıyla, gören gözün ferini artırır. Muhayyile imkanı buradadır işte. Tasvirden tahayyüle mümkününe intikal ettiren “nukule / uzam” tam da budur.

Bir bilginin saireye tedahülü, bize, tahayyül melekesi kazandırıyor böylece. Radyoaktiviteyi kaştarmak ise enerji kazandırıyor. Benzeşmeleri, sadece nazariyede mi kalıyor peki! Biri bilinç diğeri ışık… ama ikisi de benzeşen iki kuvveden (bilgi’den ve cevher’den) çıkmaktaymış! Neyimize ne?

Bilgiler “zihnen intikalle” hemenburada bir yeniyi kazandırıyorken, bilgiye mümasil, cevherler de “madden ihtirakle” bitmezcesineher yerde bir hareketi kazandırıyor…

Ezcümle şehrimize iki çekirdek portali de kurmak icap eder. Hem “şehir bilgileşim portali” hem “nükleer santral”. İkisini aynı değerde saymaz isek bir elinde internet şalteri diğer elinde nükleer şalteri tutan SANTRAKRAT, kulluğumuzu satın alacak hep demektir.

Şehir “hareket halinde bir enerji” gibidir. Onu ölçmek hangi mikyas ve mihenk gerektirmektedir? Bu ölçme menzillerine hangi hareketi katacağımızı niçin ve nasıl tayin edeceğiz?

Bir muharrik ve müteharrike ve doğurdukları tazyik… tazyikin doğurduğu tahrike… gel de çık şu bulmacadan. Olmacadan, şolmacadan…

Birey toplumun / halkın “yeniden duyulmasının” şart olduğunu haykırıyor hal diliyle. Şehrin sinyallerini kaydetmek ve okunur, işitilir kılmak farzdır üzerime diyor. Halk bu farzı edaya katılacak mı? Niçin? Nasıl?

Bu son beş soru sizce kelalaka ise ve sizi tevkif etmiyor diyorsanız, o halde siz can düşmanım olduğunuzu ibraz ediyorsunuz demektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s